İnternet Yazılım&Oyun Donanım&Elektronik Cep Telefonu Görüntü Teknolojileri Uzay Otomobil Sağlık Teknoloji&Bilim Kurumsal Download
 
  Forumda neler oluyor?
1. Artık herkes 3D film çekebilecek
2. Ynt: İçi Başka Dışı Başka
3. Ynt: Limitsiz İnternet Devri Bitiyor
4. Ynt: C# ile Daha önceden yapdığımız çalışmaları visual Studio 2010 da açamıyorum!!!
5. Ynt: Topaz DeNoise 4.1 (32/64 Bit) Photoshop Plug-in | 25.75 MB
6. Низкая цена к
7. Ynt: Türkçe Programlama Dilleri [ TPT ve Pozitif ]
8. Ynt: 101 tane visual basic ve c# örnekleri
9. Ynt: 25.08.2010 TARİHLİ ESET NOD32 Antivirus ve Eset Smart Security keyleri
10. Ynt: YÖK: KPSS'de bazı testlerde şaibe var
  Yorumlar
<< Tüm Yorumlar
  Üye Girişi
E-Mail
Şifre
Bireysel Üye Ol
Kurumsal Üye Ol
Şifremi Unuttum
Üyelik avantajlarını okumak için tıklayın
Firmanıza, ürünlerinize ait veya dikkatinizi çeken haberleri gönderebilirsiniz
  Arama
  En Çok Okunanlar
  Bilgi Bankası
1. Kara delikler!
2. Mashable Sitesindeki Sayaçlı Facebook | Retweet ve Buzz Paylaş Butonları
3. Google Buzz Sayaçlı Paylaş Butonu | Buzz it | Sitelere / Blogger ve Wordpress'e Koyun
4. Tabletin 7000 yıllık tarihi
5. 3D gözlük yapımı
Tümü
  VeTeknoloji Sosyal
  HABERLER
 
Yaşar KARA (Yazarın diğer haberleri) 
yasar@veteknoloji.com
Japonya bugünkü robot teknolojisini Abdülhamid Han'ın hediye ettiği ' Alamet' isimli robota mı borçlu? Alamet'i yapan 7 ustanın SEİKO Saatleri ile bağlantısı ne? Oktan Keleş SIRDAŞ Yazı dizisi ile yine tarihi belgelerle anlatıyor. 
 
Abdülhamid Han'ın yaptırmış olduğu  'ALÂMET' isimli robot; dünyada ezan okuyan ilk saat olma özelliğine sahiptir. Sultan, bu muhteşem özelliklere sahip saati Japonya'ya göndermiştir. Muhtemel ki Japonlar, bugünkü robot teknolojilerini, semâ yapan, ezan okuyan bu saatten almışlardır.
www.veteknoloji.com
1887 yılında Japon İmparatoru'nun yeğeni Prens Komatsu   bir savaş gemisiyle İstanbul'a gelir. Abdülhamid  Han'a birtakım hediyeler takdim eder ve  Sultan ile görüşmelerde bulunur.

1889 yılında ise; Japon İmparatoru Meiji, İstanbul'a özel elçiler gönderir. Bu elçilerle birlikte; Sultan Abdülhamid Han'a  özel hediyeler ve bir de özel bir mektup gönderir. Gönderilen bu hediyeler içersinde; Japonya'nın en büyük nişanı olan, Büyük Krizantem Nişanı'nı da vardır. Bu Nişan, Sultan Abdülhamid Han'a takdim edilir. Özel mektupta ise Japon İmparatoru, Abdülhamid Han'dan; "İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumlar vs. konuları ile ilgili olarak kendilerine Japonca veya Fransızca olarak bilgiler," gönderilmesini rica eder.
www.veteknoloji.com
Abdülhamid Han, konuyu Şeyhülislam Cemâleddin Efendi'ye  açar. Osmanlı'nın bilgi ve teknolojisi hakkında bilgi isteyen, deniz aşırı bir ülkeye, eli boş elçiler gönderilemezdi. İlk etapta; tezhipli bir Kuran-ı Kerim ve daha bir çok hediye, elçilerle  Japon İmparatoru'na gönderilir. Diğer bilgiler için de süre istenir.

Bu süre zarfında  Sultan Abdülhamid Han, Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı, Musa Dede'yi Huzur'a çağırır. Musa Dede saat mekaniğini çok iyi bilen zattı. Sultan, Musa Dede'den; "çok iyi bir ekip kurarak, daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını," ferman buyurur. Bunun üzerine Musa Dede, yedi kişilik bir ekip kurarak  çalışmalara başlar. " Daha önce hiç yapılmamış, dengi olmayan nasıl bir saat yapmalı ?" Diye derin düşüncelere dalar.
www.veteknoloji.com
Birkaç gün sonra, Sultan Abdülhamid Han, çalışmalar hakkında bilgi almak için Musa Dede'yi Huzur'a çağırır. Musa Dede ve ekibinin çizdikleri projeleri inceler, ancak bunlardan tatmin olmaz. Çünkü Musa Dede'nin getirdiği çizimler, klasik saat örneklerinin değişik versiyonlarıdır. Huzur'da bulunan Derviş Dede'ye fikri sorulur. Derviş, kağıttaki çizimleri inceler ve şöyle der: "Bu saat Semâzen  şeklinde olsun. Her saat başı, kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın." Sultan Abdülhamid Han projeyi eline alır, dikkatlice inceler, tefekküre dalar ve dahiyane şu fikri söyler: "Hayır gong çalmasın! Ezan okusun. Öyle bir tertip yapın ki, saat başı ezan okusun," der. Kağıda birkaç ayrıntı çizerek Musa Dede'ye verir. Musa Dede, "Ferman Sultanımındır," diyerek düşünceli bir şekilde huzurdan ayrılır.

Guguklu, gonglu  ve değişik melodili saatler mevcuttu. Bunlar; körük ve mekanik düzenlerle halledilebilirdi. Ama ezan sesi, insan sesiydi. Bu nasıl yapabilirdi? Sultan'a, ' Efendim bu nasıl olur?' Demeden Huzur'dan çıkmıştı. Musa  Dede, bu düşüncelerde sahafları dolaşırken, Fakir Dede'ye rastlar. Fakir Dede  Melâmi Mevlevî  Meşreb bir zattı. Musa Dede, konuyu gizlice Fakir Dede'ye açar. Fakir Dede, Musa Dede'yi neşeye boğan şu bilgileri vermişti: Frenk icadı Gramofondan ilham alınabilir. Edison 1877 yılında fonograf cihazını bulmuştu. Ses kaydı yapan  bu cihazı önerir. Gramofonun  1887  yılının 20 Eylülü'nde Emil Berliner tarafından patenti alınmıştı. Yani ezan okuyan saat yapmak mümkündü.

Hemen çalışmalara başlandı. Kısa bir süre sonra, Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot yapıldı. Robotun özellikleri şu şekilde idi: Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyordu. Etek kısmının üstündeki mazgallardan ezan sesi geliyordu. Öyle bir mekanizma kurulmuştu ki, tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyordu.  Robot'un tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robot'un arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu.

Robot'u Sultan Abdülhamid Han'a gösterdiklerinde, Sultan çok beğenmiş ve biraz da şaşkınlıkla; " bunun ismi ALÂMET olsun. Bu tam bir ALÂMET," demişti.

Alâmet'in, gövdesinin boyun kısmına yakın yerinde; altın işlemeli ay-yıldız, eteğindeki mazgalların altında ise, Osmanlı Devlet Arma'sı bulunuyordu. Sağ kolunun altında ise, bu projede yer alan ustaların baş harfleri yer almıştı. 

Sultan Abdülhamid Han;  asrın harikası, sanat ve teknoloji eseri olan, ezan okuyan bu robotu, Ertuğrul Firkateyni ile Japon İmparatoru'na, özel bir mektup, başka hediyeler ve nişanlar ile beraber göndermişti.

Firkateynin, kafile Başkanı Albay Osman Bey, gemi komutanı da Yarbay Ali Bey'di. Temmuz 1889 yılında İstanbul'dan yola çıkan gemi, 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya'nın Yokohoma limanına varmış ve Japon Hanedanınca  görkemli bir tören ile karşılanmıştır.

Şimdi, bu Alâmet isimli ezan okuyan saatin varlığı bugüne kadar niye bilinmedi? Biraz bu konuyu irdeyelim: Japon elçiler İstanbul'a gelip, Sultan Abdülhamid Han'a Japonya'nın en büyük nişanı olan Krizantem'i verdiklerinde, mukabiliyet  esasına göre, kendilerine Abdülhamid Han'ın da, Osmanlı Devlet'i adına Japon  İmparatoru'na bir nişan verip vermeyeceği sorulur. Bunun üzerine Ertuğrul Firkateyni ile ; Osmanlı Özel Nişanı ve yanında diğer hediye ve nişanlar,  Osman Bey tarafından  Japon İmparatoru'na takdim edilir.

Tarih kitapları ve Osmanlı arşivlerinde bu olaylar belgelerle sabittir. Fakat bilinmeyen konu şudur: Peki Alâmet isimli, ezan okuyan, saatli robottan neden hiç söz edilmez! Bu işin sırrı da şudur: Belgeler de şöyle der: "Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru'na takdim edilmiştir." Bu kısımlar Japonlara ait belgelerde ise şu şekilde mevcuttur: " Osmanlı Devleti adına, Sultan Abdülhamid Han'ın elçileri, Osmanlı nişan ve hediyelerini Japon İmparatoru'na sunmuşlardır." İşin püf noktası, Alamet'ten bahsedilmemesinin  sırrı burada saklıdır. Şimdi lütfen dikkat buyurun: Osmanlıca, Alâmet  demek, nişan, işaret demektir.Yani ALÂMET kelimesinin Osmanlıca lügat  karşılığı NİŞAN'dır. İşte sır budur. ALÂMETTEN;  NİŞANLAR VE HEDİYELER olarak kayıtlarda bahsedildiğinden, Alâmet adeta kamufle olmuştur. Yani bilerek bir  saklama yoktur. Bugüne kadar tarihin tozlu sayfalarında saklı kalmış bir hakikat böylece  ilk defa gün yüzüne çıkmış oldu.

Fakat yine de akıllara bazı soru işaretleri gelebilir? Meselâ, Japonlar niye bu robot (Alâmet) gerçeğini ifşa etmemişlerdir? Bu soruya şöyle yanıt bulunabilir: O dönemlerde Japon Hanedanlığı karışıklıklar yaşıyordu. Saraylar ve bazı özel hediye mekânları yağmalandı, soyuldu. Alâmet o karışık dönemde, bu soygunlar esnasında birinin eline geçmiş olabilir. Bir başka soru işareti ise; O dönemlerdeki saat firmaları acaba Alâmet'ten ilham almış olabilirler mi? Mesela, Seikosha  saat fabrikası 1892 yılında kurulmuş, 1899 yılında ilk alarmlı saati piyasaya sürmüştür. 1881 yılında Kintaro Hattori tarafından Seiko Co limitet şirketi kurulmuştur. Soru şudur: Acaba Alâmet bu saatlere ilham olmuş mudur? Acaba Alâmet'in üzerinde bulunan 7 ustanın baş harfleri bir şeyler ifade ediyor mudur? Ezan okuyan saatlerin menşeinin Japonya olmasında  acaba ne kadar Alâmet'in etkisi vardır? Bilinmez ama bilinen bir şey varsa; ilk ezan okuyan ve robot sayılabilecek saati dünyada ilk defa Sultan Abdülhamid Han sahneye çıkarmıştır.

SIRDAŞ, Alâmetle ilgili olarak Sultan Abdülhamid Han'a tarihi bilgileri okur, ve Kara Kaplı'ya kaydeder. Sultan Abdülhamid Han'da; "bu teknolojinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgular."

Alâmet'in tek resmi; muhtemelen  YILDIZ yağmasında yanmış olup, deforme olmuş haliyle geride kalkan parçasına baktığımızda; bu projede görev alan ustalardan biri elinde kurma kolu ile görülmekte, yanında ise Alâmet bulunmaktadır.Resmin üzerinde, silinmiş Osmanlıca yazılar ve bir köşesinde silinmiş Japonca harfler yer almaktadır.
 
Şunun bilinmesinde fayda vardır; robot teknolojisi çoğunun bildiği gibi, yeni bir teknoloji değildir. 1900 yılların başında yayınlanan Osmanlıca gazetelerin birinde: Robotları kullanarak dünyayı ele geçirilmeye çalışılacağı ve bu yönde çalışmaların olduğu yazılmaktadır.
 
İslâm bilginleri, robot diye tabir edilen çalışmaları asırlar önce yapmıştır. Fakat bilinen ve işlevi olan ilk robot ALÂMETTİR. Robot terimi, önceden programlanmış komutları yerine getiren mekanik vs. cihaz demektir.Çok azı insana benzer.

+20 Haziran 2009 Cumartesi, 12:16

VeTeknoloji


|
okunma : 4342
|
yazdır
| Google Buzzda paylas | |  
  Bu Habere Yapılan Yorumlar
 
 
ilker / 20 Mart 2010 Cumartesi, 20:09
bu bilgiler çok öenmli kesinlikle abartmadan söyleyebilirim ki japonlar robotlarıyla hava atmasını osmanlıya borçludur.okulda proje hazırlama dersi var o derste bu konuyu anlatıcam sizede bu BÜYÜK ÖNEMLİ GURUR VERİCİ bilgilerden dolayı teşekkür ederim herkes okusun her bigilensin VE HERKES GURURLANSIN!!!...

 
  Bu Habere Yorum Ekleyin
  VeTeknoloji Ziyaretçisi
Adınız: ( İsteğe bağlı )
E-Mail ( İsteğe bağlı )
Yorum :
Güvenlik
Kodu * : 
 
  Bu Haberi Arkadaşına Gönder
 
Adınız * : 
Arkadaşınızın  
Mail Adresi * : 
 
  Diğer Haberler
Kategori : Tümü ( 32631 kayıt )
Hızlı Firefox için ipuçları! 03 Eylül 2010 Cuma, 02:44

Facebook yine damga vurdu! 03 Eylül 2010 Cuma, 02:39

Google'ın olay hizmeti yenilendi 03 Eylül 2010 Cuma, 02:33

Galaxy Tab, iPad'e meydan okuyor 03 Eylül 2010 Cuma, 02:30

Şekerli su da olsa 'acı' 03 Eylül 2010 Cuma, 02:25

Genetik şişmanlık kader değil! 03 Eylül 2010 Cuma, 02:23

'Türkiye acilen CERN'e üye olmalı' 03 Eylül 2010 Cuma, 01:56

İnsanoğlu çocuk beyniyle besleniyormuş! 03 Eylül 2010 Cuma, 01:53

Tıp dünyasının bilinmeyen gerçekleri 03 Eylül 2010 Cuma, 01:46

Doğa harikası golün şifresi çözüldü 03 Eylül 2010 Cuma, 01:42

Apple’dan sosyal ağ! 03 Eylül 2010 Cuma, 01:37

Sony'den iTunes'a rakip hizmet 03 Eylül 2010 Cuma, 01:29

Antalya'nın sualtı ilk kez robotlarla tarandı 03 Eylül 2010 Cuma, 01:08

Ağrı kesici tükürük depresyon ilacı 03 Eylül 2010 Cuma, 01:02

'Buhar banyosu' yapan dev yıldız! 03 Eylül 2010 Cuma, 00:52

HABERLERİN TÜMÜ İÇİN TIKLAYIN...
 
Copyright © 2004-2038 veteknoloji.com Hakkımızda Kullanım Koşulları Creative Commons License Add to Google