Pardus 2009 ve Pardus Kurumsal 2 sürümlerinin heyecanı bir yana,
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden gelen bir haber hepimizi mutlu
etti.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim
Görevlisi Necdet YÜCEL'in günlüğünde duyurduğu üzere, üniversitenin mevcut
öğrenci ve mezunlarından oluşan bir ekip, 64bit Pardus sürümü için düğmeye
bastı.
Özgürlükİçin topluluğunu çok heyecanlandıran bu güzel gelişme üzerine,
sevgili hocamız Necdet YÜCEL ile kısa bir söyleşi yaptık.
Severek okuyacağınızı düşünüyoruz...
Özgürlükİçin: Hocam, cüretimizi mazur görün, neden depo imzalama ya da daha
basit bir iş değil de, 64bit Pardus?
Bilgisayar Mühendisliği bölümlerine üniversiteye gelen en başarılı çocuklar
geliyor. Çoğunun bilgiden çok yönlendirilmeye ihtiyaçları oluyor. Ben elimden
geldiği kadar her dönemden bir grup (4-5 kadar) öğrenciyle özel olarak ilgilenip
onlara kendilerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunmaya, yapabildiğim kadar
yol göstermeye çalışıyorum. Elbette girdiğim derslerde de yönlendirmem özgür
yazılım dünyasına doğru oluyor. Bugüne kadar her öğrenciyi kendi başına bir
proje üzerine çalışmaya yönlendiriyordum. Bunun takım çalışmasıyla uğraşmama
gibi bir kolaylığı var. Bunun yanında takımda bazılarının silikleşmesi gibi
riskleri de ortadan kaldırıyor diye düşünüyordum.
Bu iyi yönlerinin yanı sıra öğrencilerin güçlerini birleştirememeleri
sonucunda en fazla bir kişilik iş yapabiliyorlardı. Aradan geçen yıllarla
ilgilendiğim öğrenci sayısı da arttı. Ben de (yaklaşık) 10 bilgisayar
mühendisliği öğrencisine teker teker işler yaptırmak yerine 10 kaplan gücünde
çalışabilecekleri, "daha zor" bir işi yaptırabilirim diye düşündüm.
Mezuniyetlerinden önce benimle çalışan öğrencilerin bir kısmının adlarını
duymuşsunuzdur. Onların yanında doğrudan camiada adları bilinmeyen ama bizi
gururlandıran öğrencilerimizin de çok olması, bana bu "daha zor" işin altından
kalkabileceğimiz güvenini verdi.
Seçeneklerimizden biri bir özgür yazılım projesine baştan başlamaktı. Aslında
önce aklımda olan da buydu. 10 kişi bir yılda sıkı çalışarak, bir canlılık
yaratabilirdik.
İkinci seçeneğimiz ise zaten canlı olan bir projeye destek olmak olabilirdi.
Pardus'ta geliştirici, testçi, paketçi olarak çalışmış eski öğrencilerimizin
sayısının bu kadar fazla olması ve Pardus projesine en başından bu yana yakın
durmaya çalışmamız bizi Pardus'la ilgili bir şey yapalım fikrine itti. Tam
zamanlı Pardus çalışanlarının sayısının bile 2 tane 10 olmadığını hesaba
katınca, gerçekten iyi bir destek olacağımızı düşündük (aslında buraları sadece
ben düşündüm)..
Pardus'un i386 dışında bir mimariye portunu hazırlamak ilk düşüncemiz oldu
ama bu mimari 64bit değil Sparc'tı. Bu fikri öğrencilerime açtığımda neredeyse
hepsi ağızbirliği etmiş gibi "Sparc da neymiş, 64bit olsun" deyince, 64bit'te
karar kıldık.